Yazar Arşivi

Artık bu son! En azından benim açımdan son… Bir daha herhangi bir erişim engelleme yazısı görmeyeceksiniz, kendi sinirlerimi de sizin sinirlerinizi de bozmak istemiyorum çünkü.

Yasaklanan sitenin ne üzerine olduğu konusunda bir fikriniz vardır sanırım. Tabii ki “video sharing”. Bugün de Dailymotion‘a hoşçakal dedik! Zaten videoymuş, paylaşımmış bizim neyimize… Öyle değil mi pek sevgili!! büyüklerimiz!

dm

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

edevlet1Çalışanların bir süredir beklediği KEY ödemeleri dün başladı. Tabii başlaması ile birlikte rezaletletler zinciri de peşinden geldi.

8,5 milyon kişinin yararlanacağı KEY’in ödeme listeleri dünden itibaren çeşitli internet sitelerinde yayınlanmaya başladı! Ama ne başladı. Ödemesini öğrenmek isteyenler dün Resmi Gazete‘nin, Başbakanlık‘ın sitelerine ve ödemelerin kendi internet sitesine hücum etti. 8,5 milyon kişinin bu sitelere geleceğini bile bile gerekenden çok daha ufak bir sunucu kullanılınca da siteler anında çöktü ve 24 saat geçmesine rağmen halen ayağa kaldırılamadı. Tüm bunların ardından bir rezalet daha yaşandı ve milyonlarca insanın TC Kimlik Numaraları PDF formatında internette yayınlandı!

Tüm bunlar uzun yıllardan beri sürekli yetkililerce telafuz edilen ancak bir türlü gerçekleştirilemeyen e-devlet projesini aklıma getirdi. Geçtiğimiz aylarda katıldığım bir toplantıda e-devlet için düğmeye basıldığı ve kilometre taşlarının belirlendiği açıklanmıştı. Bununla beraber bazı bilgiler de verilmişti.

Yorum katmadan sizinle bilgileri paylaşıyorum:

“E-devlet hazırlıkları uzun yıllardan beri devam ediyor. Bununla birlikte diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında çalışmalarda ilerleme yerine gerileme görülüyor.  2008 verilerine dayanan e-devlet çalışmalarında dünya sıralamasına bir göz atak gerekirse %91  ile İsveç, Norveç ve Danimarka ilk sırayı paylaşıyorlar. Türkiye ise %49 ile 76. sırada geliyor. 2005 yılı sıralamasında ise Türkiye’nin yeri 60.’lık. Sıralamada önümüzde Avrupa ülkelerinin yanı sıra bir çok Arap ülkesi de bulunuyor.

Yetkililerin terimini kullanırsak Bilgi Toplumu Stratejisi‘nde toplam 111 adet eylem bulunuyor. Bu eylem planının şu ana kadar tamamlanma oranı yalnızca %7. Rakamlarla ise 66 eylem hiç başlanmamış, 37 adedi başlanmış, 1 tanesi başlanacak, 7 tanesi de tamamlanmış olarak görünüyor.

Bu 111 eylem 11 adet projenin içerisinde bulunuyor. 1 Mayıs 2008 ile 1 Ekim 2009 arasında bitirilmesi planlanan projeler şunlar:

  1. Online araç tescili
  2. E-adli sicil
  3. Online şirket kurulumu
  4. Sağlıkta e-randevu
  5. E-ihale
  6. E-belediye
  7. Online dava işlemleri
  8. Tüketici portalı
  9. E-çevre izni
  10. Kültür portalı
  11. Yurtdışına e-ticaret”

Ülkemizin e-devlet anlayışını ve atacağı adımları yukarıda özetledim. Çok daha önceden bitirilmiş olması gereken projelerin daha başlanmamış bile olması gerçekten acı verici. Üstelik yıllardır yapılmayan çalışmaların bitirilmesi için koyulan tarihin 1 Ekim 2009 olması da ayrıca komik  kanımca. Üstelik önümüzde sınav sonuç ve ödeme listeleri açıklayabilme ile örnekler varken… Umarım devlet, internetin artık yalnızca bir ihtiyaç olmadığının, her alanda hayatımızda olduğunun farkına varır ve gerçekten doğru düzgün birimler oluşturur. Bu birimleri de işi gerçekten bilen kişilere emanet eder.. Yoksa ne mi olur?? 10 sene sonra bile “E-devlet mi?? O da nesi??” der ve kuyruklarda hayatımızı sürdürmeye devam ederiz…..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

anketpara_logoİnternetin hayatımıza iyice girmesiyle birlikte, işi bilen veya bilmeyen tüm kullanıcıların aklının bir köşesinde yer etti internetten para kazanmak fikri. Diğer sektörlere oranla çok daha küçük sermayelere ve çok daha kısa bir zaman diliminde zengin olmak herkesin hayali haline geldi. Bunda basında çıkan Youtube, Facebook vb. başarı hikayelerinin payı da yadsınmayacak derece de büyüktü. (Her ne kadar bu sitelerin hiçbiri akşam yatıp, sabah uyanıldığında kurulmamış olsa da öyle bir kanı oluştu :) )

Bu fikir, girişimcileri bir internet sitesi açma yoluna götürdü. Tabii fikirlerin küçük bir kısmı iyi, büyük bir çoğunluğu ise kötü ve batmaya mahkum fikirlerdi. Bugün size tanıtmaya çalışacağım Anketpara‘da bence az sayıdaki iyi fikirden biri.

İki girişimci tarafından geçtiğimiz sene içerisinde kurulan ve online pazar araştırmaları yapan Anketpara.com, sektördeki boşluğu doldurmaya aday. İnternetteki bu boşluk ve pazar araştırması yapan şirketlerle çalışıldığında katlanılması gerekilen maliyetlerin KOBİ’ler için yüksek olduğu iyi görülmüş ve fikir değerlendirilmiş. Üstelik yalnızca pazar araştırması yaptıran firmalara fayda sağlamakla kalınmamış, ankete katılanları da ödüllendirmek ve heyecanlarını yüksek tutmak için bir kazanç sistemi kurulmuş.

anketpara

Anketpara‘ya girdiğinizde sizi çok güzel bir tasarım beklemiyor ancak neden Ankatpara’da olunduğu ve Anketpara’yı kullanarak neler yapılabileceği oldukça net bir şekilde anlatılıyor. Bu nedenle web sitesinin tasarımsal anlamda çok iyi olmamasını makul karşılıyor ve kısa zamanda düzeltilebilecek birşey olarak görüyorum.

Siteye üye olmak ücretsiz. Üyelik formunu dolduruyor ve kimlik bilgilerinizin onaylanmasının ardından email adresinize gönderilen aktivasyon linkine tıklayarak sisteme üye oluyorsunuz. Üyelik işlemleri sırasında vermiş olduğunuz bilgilere bağlı olarak size uygun anketleri dolduruyorsunuz. Buradaki kilit nokta, üyenin kendisi hakkında olabildiğince çok ve tutarlı bilgiler vermesi. Çünkü verilen bilgiler ne kadar artarsa, gönderilen anketlerde aynı oranda çok oluyor. 1 ANKETPARA, 1 YTL’ye denk geliyor ve her anketin içerik ve sayısına bağlı olarak farklı meblağlarda ANKERPARA’sı oluyor. Doldurulan tüm eksiksiz anketlerin ANKETPARA’sı sizin için üyelik bilgileriniz esnasında açılan hesaba aktarılıyor. Kazanılan ANKETPARAlar ise anlaşmalı alışveriş sitelerinde rahat bir şekilde harcanabiliyor. Unutmadan, üye olduğunuzda otomatik olarak hesabınıza 10 ANKETPARA yükleniyor.

Kanımca sistem gayet basit ve herkes için kullanışlı. Anket yaptırmak isteyenler makul ücretler karşılığında online araştırma yaptırabilirken, ankete katılanlar da ödül sistemi sayesinde gelirden bir şekilde pay alıyor. Bu pay belki YTL olarak verilmiyor ancak muadili olarak alışveriş yapılabiliyor. Unutmamak gerekiyor ki Amazon‘un da büyüyüp bu hale gelmesine neden olan diğer sitelerle yapılan ortaklık sistemleri ve bu ortaklık sistemleri üzerinden hediye edilen kitaplardı. Buradaki tek fark ortaklık yapanlar siteler değil, siteler ile kullanıcılar oluyor.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

PVTürk internetinin en büyük sorunlarından biri de ölçümleme. Bilinen ve başa oynayan hemen hemen tüm internet siteleri en büyük olduğunu söylüyor. Bazıları en büyük portal, bazıları en büyük video sitesi, bazıları en çok okunan gazete ve bazıları da en büyük arkadaşlık sitesi olduğu iddiasında. Bu ölçümleme kaosunun tek nedeni ise ölçümleme mekanizması veya standartının olmaması ve tüm sitelerin kendilerine göre rakamlar açıklamaları.

Aslına bakarsanız biz internet kullanıcıları olarak kimin en büyük olduğu okadar da önemli değil. Örneğin benim için bir haber sitesinin ne kadar kullanıcısının olduğu veya ne kadar sayfa görüntülenmesine sahip olduğu değil, haberlerinin doğruluğu ve çeşitliliği ile güncellenme hızı önemli. Bu görüşüm neredeyse tüm siteler için geçerli. Peki ölçümleme neden lazım, neden internet bir AGB’ye ihtiyaç duyuyor?

Her zaman savunduğum şeylerden bir tanesi internetin gelecekte en büyük reklam mecrası olacağı yönünde. Zaten üyelik ücretlerinin yalnızca belirli bazı hizmetlere indirgendiği, çoğu sitenin yalnızca reklam gelir modeline döndüğü bir dönemdeyiz. Yurtdışından verebileceğimiz en büyük örnek de Facebook! Sitenin çok büyük bir reklam mecrasına döndüğü ve içeride 80 bin b2b ve b2c sitesinin ticaret yaptığı hatta Visa’nın Facebook’a özel bir model geliştirdiği biliniyor. Ancak bu tür modellerin her zaman ve her yerde sağlıklı işleyebilmesi için doğru ölçümleme gerekiyor. Reklamverenler 3. parti bağımsız bir kaynaktan reklam verdikleri sitelerin değerlerini öğrenemedikleri için reklam bütçelerinin yalnızca belli bir kısmını internete ayırıyor çünkü nasıl bir mecraya verildiği tam olarak bilinmeyen ve bu nedenle geri dönüşü tam olarak ölçülemeyen bir modeli paranın sokağa atılmasına yakın oluyor. Böylece ne siteler hakettiği parayı kazanarak daha kaliteli hizmet verebiliyor ne de internet mecrası hakkettiği yere gelebiliyor.

Çözüm ise başta da belirttiğim gibi internet için bir AGB benzeri yapı kurmaktan geçiyor. Bazı Avrupa ülkelerinde uygulanan ISP’lerin bir araya gelerek yayınladığı raporlar reklamverenler için kritik önem taşıyor ve hangi sitelerin popüler, hangilerinin düşüşte olduğu net ve şeffaf bir şekilde görüntüleniyor.

Türkiye olarak buradaki avantajımız ise yalnızca bir kaynaktan bu raporun çıkartılabilecek olması. Hiçbir firmanın bir araya gelmesine gerek kalmadan yalnızca Türk Telekom’dan gelecek olan bu rapor tüm sorunları çözebilir. Belli bir metodoloji yaratılarak (ajax requestlerin sayılması vb.) üretilecek yazılımın belli kodlarını kendilerine ekleyen web siteleri uçuk olmayan bir bedel karşılığında sisteme dahil olur ve ölçümleme problemi tamamiyle çözümlenir. Bu da internetle uzaktan veya yakından ilgisi olan herkesin işine gelir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kişisel işlerimin son dönemdeki yoğunluğundan dolayı bir süredir yazı yazamadım. Bu nedenle öncelikle herkesten özür diliyorum. Uzun zamandır yazmayı planladığım bir konu var. Bu da 1994 yılından beri internet sitelerinde görülen CPM bazlı bannerlar ve bu bannerların geleceği…

İnternetin yaygınlaşmaya başlamasının ardından buranın “para kazandırabilecek” bir mecra olduğu ortaya çıktı ve bu para kazandırmanın ne şekilde olacağı düşünülmeye başladı. İlk akla gelen belirli standartlarda reklam panolarının yani bannerların sitelere yerleştirilmesi ve tıklandığında başka bir siteye kullanıcının gönderilmesi oldu. AT&T‘nin reklamının yapıldığı 468×60 boyutundaki ilk banner Hotwired‘da yayınlandı ve yeni bir dönem de başlamış oldu.

firstbanner

CPM bannerların ilk ve orta vadedeki kullanıcının ilgisini çekmesi ve tıklama oranların yüksekliği mecranın oldukça verimli olduğunu kanıtladı. 1994 yılında başlayan serüven 2008 yılına geldiğimizde eski oranlarını ve cazibesini kaybetmeye başladı hatta kaybetti. Bunun nedenleri arasında CPC dediğimiz Google AdSense tarzı reklamların payı olsa da büyük pay bannerların artık çok fazla sıradanlaşması, kullanıcının onları otomatik olarak görmemeye başlaması ve web sitelerinin açgözlü davranarak sayfalarında onlarca reklam alanı bulundurmasıydı.

“Peki ne olacak? Önümüzdeki yıllarda artık CPM bannerların olmadığı web siteleri mi görmeye başlayacağız?”

Bu soruya yanıtım kesinlikle hayır. CPM bannerlar ve özellikle büyük sitelerdeki banner alanları olduğu gibi kalacak çünkü web sitelerinin buradan kazanılacak paraya, reklam ajanslarının ise bu alanları reklamverene satarak kazanacakları paraya ihtiyaçları var. Ayrıca reklamveren açısından bakıldığında da küçük web siteleri için CPC yeterli olsa da internetin büyük reklamverenleri olan (ülkemizdekilerden örneklersek) Turkcell, Coca Cola ve bankalar için asla yeterli olmayacak. Çünkü bu gibi reklamverenler yalnızca tıklama ile sitelerine yönlendirme yerine markalarını mecralarda gösterme vb. bir çok nedenden bannerlara ihtiyaç duyacaklar.

mynet

Tüm bunlara bakınca yapılacak şeyin CPM bannerları yeniden kullanıcının tıklamasını sağlamak olduğu gün gibi ortaya çıkıyor. Bunun için de artık yanıp sönen renk cümbüşleri yerine kullanıcının ilgisini çekecek, onu bannera tıklamaya değil bannerla oynamaya yöneltecek flash uygulamaların kullanılmaya başlamasının gerekiyor. Örneğin bir oyun sitesinin bannerını oyun logolarından, uzay araçları resimlerinden yapmak yerine çok ufak bir uygulama ile banner içerisinde 3 adet düşman uzay aracını vurdurmaya çalışmak ve dördüncü tıklamada siteye göndermek gibi çalışmalar çok daha verimli olacaktır. Kullanıcı açısından da bannera tıklamanın eğlenceli birkaç saniye/dakika geçirmek gibi bir ödülü olacaktır. Bu tür örnekler video, müzik, oyun vb. şekilde binlerce kez çoğaltılabilir ancak bunların olabilmesi için de reklamverenlerin çok ufak maliyetlerden kaçmaması reklamalanların ise hazıra konmayıp biraz yaratıcılıklarını artırmaları gerekmektedir…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
İnternetteki yeni trendler, web sitesi ve online pazarlama aktiviteleri incelemeleri, yeni fikirler ve daha birçok konu...