Kategori: Genel

Vatan Bilgisayar… Ufak bir ofiste bilgisayar ve parçaları satışından, onlarca şubesi ve kocaman bir internet sitesi olan mağazalar zinciri devliğine ulaşmış bir firmaSiteyi incelerseniz yüzlerce markanın binlerce ürününü göreceksiniz. Tüketiciyi satın almaya yöneltmek için türlü kredi kartlarına yapılan indirimler de cabası…

Vatan Bilgisayar’dan 2007 yılının Ekim ayında Packard Bell marka bir laptop aldım. Fiyat/performans oranı neredeyse kusursuz olan bilgisayarım bu yılın Ağustos ayında aşırı ısınma ve buna bağlı olarak kapanma sorunu çıkartmaya başladı. Garantisi halen devam ettiği için bilgisayarı satın aldığım Vatan Bilgisayar Elmadağ Şubesi’ne götürdüm. Aldılar ve distribütör olan Koyuncu Bilgisayar’a göndereceklerini ilettiler.

30 iş günü içerisinde, belli bir süre sonra akıbeti öğrenmek için çağrı merkezini aradım ve işlemlerimin devam ettiğini, yapılan testler esnasında HDD’de “bad sector” çıktığını ve bu nedenle diskin de değişeceğini belirttiler. Cevabım “peki” oldu ve bitmek bilmeyen bekleme süresi başladı.

30 işgünü içinde ve bu süre dolduktan sonra bilgisayarımı alabilmek için defalarca telefonla aramama rağmen ne doğru düzgün bir muhattap bulabildim ne de düzgün bir cevap alabildim. Tabii bu dönem içerisinde 30 işgünü dolmasından dolayı hakkım olan “bilgisayarın yenisinin verilmesi” talebinde bulundum. Kayıt alındığı ve bana geri dönüleceği belirtildi. Tahmin edeceğiniz üzere yine geri dönülmedi.

Sonunda sinirimin iyice bozulduğu bir anda bağırış çağırış içerisinde Vatan Bilgisayar Genel Müdürlüğü’nde görevli bir kişinin telefonuna ulaştım. Kendisi son derece kibar ve ilgili bir şekilde konuya yaklaştı ve bu konuyla direkt olarak ilgileneceğini belirtti. Bu da tabii ki bir fayda sağlamadı ve bilgisayarı bekleme süreci devam etti.

Talebimin sonucu ise şu şekilde sonuçlandı. Net bir “HAYIR”. Bunun nedeninin ise 30 işgününün dolmadığı olduğu söyleniyordu.

Konunun özünde ise şunu öğrendim. Vatan Bilgisayar, bilgisayarı Koyuncu Bilgisayar’a teslim ediyor ve 2 sorun bildiriyor ancak sorunlardan biri tamir ediliyor ve geri gönderiyor. Bunun üzerine Vatan bilgisayarı tekrar servise gönderiyor. Servis ikinci gelişi baz alarak 30 işgününü dolmadığını, bilgisayarın ilk gelişinde yalnızca fan arızası bildirildiğini ve bu nedenle kendi sorumlulukları olmadığını belirtirken, Vatan Bilgisayar “Biz iki hatayı da bildirmiştik, sorumlu Koyuncu Bilgisayar” diyor ve olan burada her zamanki gibi tüketiciye oluyor.

18 Ekim tarihinde yani servise teslimden tam 2 AY sonra cep telefonuma bir mesaj geldi. Bu mesajda gelip bilgisayarımı alabileceğim söyleniyordu. Şaka gibi olan bu mesaj geldiğinde ben bilgisayarın yenisini almak için yetkililerle konuşmaya devam ediyordum. Burada konu yeni bilgisayar almak veya almamak zaten değildi; problem 1 ay boyunca bekletilmenin getirdiği sinir bozukluğuydu.

18 Ekim – 3 Kasım tarihleri arası da bu süreçle geçti ve sonunda pes ettim. Genel Müdürlükteki müdürle konuşmalarımda “Ben bilgisayarımı geri alıcam ama bu 1 ay ekstra beklememden kim sorumlu olacak veya bu nasıl telafi edilecek?” sorularım yanıtsız kalıyordu. Öneriyi yine ben getirdim ve elektronik ürünleri oldukça fazla alan kullanan bir kişiyim, bana Vatan Bilgisayar’ın iyi niyet göstergesi olarak bir favor yapmasını, garanti süresi uzatımı, herhangi bir üründe indirim vb. birşeyler vermesini talep ettim. Bunu sakın açgözlülük veya durumdan kar çıkartmak olarak algılamayın. Tek amacım bu tür hataların olabileceğini ve iyi niyet kapsamında Vatan’ın bir sorumluluk duygusuyla bana bir favor yapması ve iyi hissetmekti.

Konuştuğum müdür buna  olumlu yaklaştı ancak kendisinin birşey demek istemediğini çünkü buna mağaza müdürlerinin karar vereceğini belirtti. Ardından da kendisinin konuyla ilgili hemen mağaza müdürünü arayacağını ve email atacağını, Vatan’ın müşterilerine çok fazla değer verdiği anlatarak telefonu kapattı.

Akşam üzeri mağazaya gittim. Bir anlatma süreci de orada yaşandı. Detayları geçeyim, bilgisayarı aldım ve mağaza müdürü ile konuşmaya başladım. Ne kadar şaşırtıcı ki mağaza müdürüne ne telefon ne de bir email gelmişti. Genel Müdürlüktekilerin kurduğu benzer cümleleri kurmasının ardından ben de talebimi lettim ve olumlu karşılandı. 2000 YTL’lik bir ürün için yüzde 3’lük bir indirimin benim gibi 2 ay tamamen haksız ve suçsuz yere beklemiş bir kullanıcı için ideal olduğunu düşünüyordu.

Bugün itibariyle Vatan Bilgisayar’dan kalem pil bile almamaya karar verdim hatta zorunlu olmadıkça dükkanının önünden bile geçmeyeceğim. Vatan Bilgisayarı kendi çapımda protesto edeceğim ve yakınlarıma da aynı şeyi tavsiye edeceğim.

Bunları yazma nedenim başka insanlarında benzer şeyler yaşamamasını istemem. Siz siz olun Vatan Bilgisayar’dan bir ürün alırken 2 kere değil 22 kere düşünün.

Sevgiler….

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Artık bu son! En azından benim açımdan son… Bir daha herhangi bir erişim engelleme yazısı görmeyeceksiniz, kendi sinirlerimi de sizin sinirlerinizi de bozmak istemiyorum çünkü.

Yasaklanan sitenin ne üzerine olduğu konusunda bir fikriniz vardır sanırım. Tabii ki “video sharing”. Bugün de Dailymotion‘a hoşçakal dedik! Zaten videoymuş, paylaşımmış bizim neyimize… Öyle değil mi pek sevgili!! büyüklerimiz!

dm

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

13 Mart 2008′de ilki gerçekleşen seri mahkeme kararlarıyla erişim yasağı getirilen Youtube yeniden açıldı.

Yasağa neden olan videoların kaldırılmasını takiben bir açıklama yapan ve erişim izni isteyen dev video paylaşım sitesi, “YouTube olarak Türk kanunlarına aykırı olabilecek içeriğe ilişkin sorunları gidermek amacıyla yetkililerle işbirliğine her zaman hazırız” mesajı vermişti.

youtube

Şimdi burada akıllara gelen soru şu: “Ne kadar süre Youtube’a erişebileceğiz?” Mevcut kanunlar yürürlükte olduğu sürece, Youtube ne mesaj verirse versin eklenebilecek herhangi bir video ile site yeniden kapatılabilir. Bu da bizim yeniden tüm dünyaya rezil olmamıza ve bence çok daha önemlisi dünyanın en büyük paylaşım sitelerinden birinden mahrum burakılmamıza neden olacaktır. Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi sorunu çözmek için sorunun nedeni doğru anlamak ve günümüz şartlarına uygun bir çözüm bulmak şarttır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Wikipedia, “toplum” kelimesini “Bir milleti oluşturan çeşitli toplumsal kesimlerden veya meslek gruplarından oluşan insan topluluğu” olarak tanımlıyor. Şüphe yok ki insan toplulukları da bireylerin bir araya gelmesiyle oluşuyor. Bu oluşumda dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri “birey” kavramının yine Wikipedia tarafından “Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık,fert…” olarak tanımlanması. Yani uzaktan bakıldıklarında birbirlerine benziyorlar ve bir toplumu ortaya çıkartıyorlar ancak yakına gelindiğinde tümünün kendine özgü farkları oluyor.

Bireyler tanımda da belirtilen kendilerine özgü farkları koruyabilmek için çeşitli savunma mekanizmaları ortaya koyarlar. Bu savunma mekanizması bireylerin ortaya çıkarttığı tüm kavramların içerisinde de bulunur. Arabalardaki hava yastıkları, bilgisayar sistemlerindeki koruma programları bunlara çok basit örneklerdir. Bireylerin birleşerek oluşturdukları “devlet” kavramının da kendine has savunma mekanizmaları mevcuttur ve bunun en göz önünde olanı kanunlardır.

Tüm dünyada ve Türkiye’de internet ilk yaygınlaşmaya başladığında yapılabilecekler günümüze oranla çok daha kısıtlydı. Birileri belli başlı sitelere fotoğraflar, metinler veya oyunlar yüklüyor ve bizler bu siteleri geziyorduk. Sohbet ve oyun serverları haricinde diğer kullanıcıların neler yaptığı konusunda çok fazla bir fikrimiz yoktu. Eğer birşeyleri paylaşmak istersek bir internet sitesi yapmamız gerekiyordu ki bu da birçoğumuz için fazlasıyla zahmetli ve masraflı idi.

Ne var ki teknolojideki ilerlemeyle paralel olarak insanların internetten beklentileri değişmeye başladı. Artık insanlar “birey” olmanın getirdiği “kendilerine özgü nitelikleri” bu ortamda da gösterebilmek istiyorlardı ve bu nitelikleri gösterebilecekleri araçlar ellerinin altında olmaya başlamıştı. Dijital fotoğraf makineleri, daha hızlı internet bağlantıları, video kaydediciler vb. daha bir çok teknolojik yenilik ve kolaylık bireylerin “birşeyler” yapabilmesinin yolunu açıyordu. Tabii ki internet teknolojilerinin buna kayıtsız kalması beklenemezdi ve internette de gereken değişimler gerçekleşti. Hem de bu değişiklik internetin büyüme hızına paralel bir şekilde ortaya çıktı ve adına web 2.0 dendi.

Web 2.0′dan anlaşılması gereken aslında ajax, CSS, XML, RSS veya widget değildir çünkü bunların hepsi kullanıcıların interneti çok daha rahat ve efektif bir şekilde kullanabilmesi için ortaya çıkartılan araçlardır. Web 2.0; internetin, bireylerin varolma nedeni olan kendilerine özgü nitelikleri gösterebildiği, kendi niteliklerine özgü ortaya çıkarttıklarını diğer bireylerle paylaşabildikleri bir platform haline gelmesinin kod adıdır.

Sorunun başladığı yer de tam olarak burasıdır. Çünkü milyonlarca insanın kendi görüşlerini özgürce paylaşabilmesi, değişime ve gelişmeye sıcak bakmayan devletlerin koruma mekanizmalarını harekete geçirmektedir ve paylaşımın merkezi haline gelen siteler birer birer kapatılacaktır. Burada yapılması gereken yalnızca birkaç kanunu değiştirmek değildir çünkü yarın başka nedenler başka kanun maddelerini harekete geçirecek ve yine siteler kapatılacaktır. Soruna nihai çözümü bulabilmenin yolu, insanların neden birşeyler paylaşmak istediklerinin farkına varmak ve koruma mekanizmalarını internetin yeni mantığını anlayarak yeniden düzenlemektir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
İnternetteki yeni trendler, web sitesi ve online pazarlama aktiviteleri incelemeleri, yeni fikirler ve daha birçok konu...