facebook_logoSektör içerisinde olmamdan kaynaklanan nedenlerden dolayı Facebook’a çook uzun zamandan beri üyeyim. Doğruyu söylemek gerekirse eskisi kadar sık olmasa da halen Facebook hesabıma her gün girip ne olmuş ne bitmiş diye bakıyorum. Tabii artık gezinmelerim daha ziyade arkadaşların fotolarına bakmak, doğumgünlerini kutlamak, beslemeleri kontrol etmekten ibaret ama dediğim gibi yine de her gün giriyorum. Sanırım pek çoğunuz da benim gibisinizdir…

İlk üye olduğum zamanlarda “Facebook Email Notifications”larına pek dokunmamıştım ancak Türkiye’de gerçekleşen patlamanın ardından hemen hemen tüm notification email’lerin kapatma ihtiyacı duydum ve rahat ettim. Çünkü geken emailler öyle bir duruma gelmişti ki email kutumda artık okumam gereken emailleri bile bulamaz hale gelmiştim. Kapattım, rahat ettim…

Geçtiğimiz günlerde email kutum yine eski günlere döndü, Facebook’tan gelen emaillerde (Eskisi kadar olmasa da ki bunun nedeni artık insanların çok fazla app. veya spam ileti göndermeyiş olması) inanılmaz bir artış olmuştu.

facebookgiris

Nedenini tahmin ettim ancak anlam da veremedim zira Facebook gibi artık dev olmuş bir sitenin böylesine bir hata yapmayacağını varsayıyordum. Bir süre sonra Facebook’tan bir email aldım ve kendilerinin “Email notification Ayarlarını” kaybettiklerini ve bu ayarları resetlememiz gerektiğini belirttiklerini üzülerek okudum. Açıkçası üşendiğimden de halen bu ayarları yapmadım. Emaili aşağıda bulabilirsiniz…

“Unfortunately, the settings that control which email notifications get sent to you were lost. We’re sorry for the inconvenience.

To reset your email notification settings, go to:

http://www.facebook.com/editaccount.php?notifications

Thanks,

The Facebook Team”

Bu tür hatalar olabilir, bunu kabul ediyorum ancak Facebook büyüklüğünde bir sitenin böyle bir hata yapmasını ve en azından belli bir tarihten bile olsa datayı geri getirememesini de anlayamıyorum.

Bu olay farklı bir düşünce daha oluşturdu bende. Şimdi sizlere sormak istiyorum, haydi çuvaldızı da kendimize batıralım. Türk internet camiasından fazla tepki almayan bu hata, eğer bir Türk girişimi tarafından yapılsaydı tepkiler bu kadar az ve anlayışlı mı olurdu? Benim cevabım hiç sanmıyorum……

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Facebook, 1 yıldan kısa bir sürede tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de inanılmaz bir trend yakaladı. Bunda payı olan şeylerin neler olduğunu yazmaya gerek yok. Çünkü gazetelerden bloglara, dergilerden TV programlarına kadar hemen her yerde sitenin başarısı ve başarıya giden yol haritası anlatıldı, değerlendirildi.

facebook2

Sonrasında insanlar uygulamalara alıştı hatta sıkıldı, bulabildiği arkadaşlarını buldu, sitenin heryerini kurcaladı ve bir “sıkılma” evresi başladı. İlk zamanlarda gelen onlarca mesaj, arkadaşlık talebi ve uygulama gün geçtikçe azaldı.

Bu noktada Facebook yönetimi çok basit ama çok başarılı bir adım attı ve “People You May Know” yani “Tanıyabileceğiniz İnsanlar” özelliğini devreye aldı. Anasayfanın scroll üstünde kalan bölümüne yerleştirildiğinden anında dikkat çeken ve resmen nokta atışı yapan özellik sayesinde insanlar listelerinde olmayan bir sürü insanın sadece bir tık ötede olduğunu keşfetti. Özellik devreye girdiğinden alınan mesaj sayısı ve arkadaşlık taleplerinde gözle görülür bir artış oldu ve ilk zamanki gibi olmasa da içeride yeniden canlılık oluştu.

Bu özellik bize bir kere daha gösterdi ki Facebook, gerek site içerisindeki kalitenin korunması için attığı adımlarla, gerekse tüm bir kerede vermek yerine kullanıcının önüne kısa aralıklarla yeni özellikleri sunarak ilgiyi korumasıyla social networkler arasındaki çok büyük bir farkla hakettiği liderliğini uzun bir süre daha bırakmayacak. Darısı stratjilerini iyi belirleyebilen ve bu stratejilerin gerektirdiği doğru adımları atabilen tüm web sitelerinin başına….

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Son zamanlarda “Yahoo geliyor”, “Google ofisini büyütecek”, “AOL, Türkiye’ye yatırım yapacak” vb. haberleri daha fazla duyar olduk. En son Arda Kutsal’ın blogu Webrazzi‘de de Yahoo’nun eleman aradığı ve Fox’un Türkiye’deki internet pazarını büyütmeyi planladığı haberleri yer aldı. Günyüzüne çıkan haberlerin yanısıra bu konulardaki bir çok dedikoduda da doğruluk payı var. Genel kanı Türkiye’deki internet pazarının artık global aktörlerin ilgi alanında olduğu ve ilerleyen zamanda bu tür girişlerin çok daha fazlalaşacağı yönünde.

alexa

Bu haberler her ne kadar sevindirici olsa da kanımca eksik. Zira Türkiye’deki internet pazarının büyük kısmı zaten glabal devlerin eline geçmiş durumda. İnternet kullanıcısının artması ve bilinçlenmesi, internet hızının artması, global sitelerin Türkçe destek vermesi ve dil bilmeyen kullanıcıların da artık yabancı dildeki sitelerden korkmaması bunun en önemli nedeni. Her ne kadar ölçüm yöntemi konusunda şüphelerim olsa da data alabileceğimiz yegane yerlerin başında gelen Alexa’nın Türkiye istatistikleri de bunu doğruluyor. Türkiye’den en çok ziyaret edilen ilk 10 site şu şekilde sıralanıyor:

  1. Google Türkiye – Arama Motoru – ABD
  2. Facebook- Social Network – ABD
  3. Windows Live – Arama Motoru – ABD
  4. Google – Arama Motoru – ABD
  5. Youtube – Video Paylaşım Platformu – ABD
  6. Milliyet – Günlük Gazete – Türkiye
  7. Hürriyet – Günlük Gazete – Türkiye
  8. Mynet – Portal – Türkiye
  9. Yahoo – Portal – ABD
  10. Rapidshare – Dosya Paylaşım Platformu – ABD

Listede de görülebileceği gibi ilk 10′da yalnızca 3 adet Türk internet sitesi mevcut. Bunların da 2’si gazete, biri ise portal. Kısa zaman öncesine kadar Google Türkiye’nin ardından bu sitelerin geldiği düşünülürse global sitelerin zaten Türkiye pazarında olduğunu görebiliriz. Buradan da ülkemizde ofis açılmasının nedeninin ön planda tutulan içeriği biraz olsun yerelleştirmek ve giderek büyüyen reklam pastasından pay almak olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu