Hepimizin bildiği gibi Google, Adwords uygulaması ile uzunca bir süredir ekonomik internet reklamcılığını tüm dünyaya yaymayı başardı.
Google’ın bu uygulamasının reklam veren işletmeler açısından pazarlama ve satış boyutundaki değeri hiç şüphesiz tartışılamaz. Hele ki; Google Arama Motoru’nun bu denli yoğun olarak kullanıldığı bir ülkemizde Adwords’lerin önemli bir reklam aracı haline gelmesi ve oldukça büyük şirketlerin dahi ağzını sulandırması son derece normal karşılanmalıdır. Peki, bu uygulamadan gerek Google, gerekse de bu reklam stratejisini benimseyen işletmeler son derece memnunken, marka ve haksız rekabet hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar neden ortaya çıkmaya başladı?
Aslında bu sorunun cevabını hemen her gün değişik biçimlerde karşılaştığımız ve bir başkasının başarısı üzerinden para kazanma yolunu seçen insanlarda aramalıyız. Her güzel yeniliği yozlaştırmak konusunda “ne yazık ki” lider konumda olan ülkemiz insanları, Google’ın başlatmış olduğu Adwords uygulamasının da açıklarını fark ederek bu uygulamadan haksız kazanç elde etmenin yollarını aramaya başlamıştır.
Bilindiği üzere Adwords reklam uygulamasında; işletmeler belirli kavramları “keyword” olarak kaydederek, kullanıcıların arama motoruna girdiği kavram ve kelimelerde, mümkün mertebe çok görüntülenebilmeyi ve neticesinde tıklanmayı hedeflemektedir.
Marka ve haksız rekabet hukuku bağlamında sorun, işte tam de bu noktada toplanmaktadır. Nitekim önceleri sadece tanımlayıcı cins isimler anahtar sözcükler seçilebilirken, artık arama motoru araçları, istenilen herhangi bir kavram ya da sözcüğün, hatta yabancı markaların kullanılmasına da müsaade etmektedir. Çoğu işletme “keyword” olarak işletmenin iştigal konusu ile ilgili olan kelimelerle birlikte, sektörünün önemli markalarını da kaydetmekte ve kullanıcı tarafından markanın ismi arama motoruna girildiğinde işletme, sponsor bağlantı olarak arama sonuçlarındaki yerini almaktadır.
Vereceğim örnek tamamen farazi olmakla birlikte; örneğin arama motoruna “Arçelik” kelimesi girildiğinde sponsor bağlantı olarak birtakım internet siteleri çıkmakta, “En Ucuz Buzdolabı Burada” gibi bir sloganla kullanıcıyı kendisine çekmektedir. Böylece firmaların markasına yıllardır yapmış olduğu yatırım bir kalemde heba olmakta ve bu reklam uygulaması aracılığı ile emek hırsızlığı yapılmaktadır.
Peki, bu emek hırsızlığında fatura sadece haksız “keyword” giren işletmelere mi kesilmelidir yoksa Google’ın da bu noktada sorumluluğuna gidilmeli midir? Şahsi kanaatim hukuki ve cezai sorumluluğun hem işletmelerde hem de Google’da olduğudur. Nitekim ortaya çıkan hukuki ihlal, müşterek bir eylemle gerçekleştirilmiştir. Bu noktada Google’ın kullanıcısı ile akdetmiş olduğu sözleşmeye sorumsuzluk kaydı koyması hukuken muteber değildir.
Son dönemde bu hukuki problemin yargıya taşınması, Google’ın ihmal ettiği sorumluluklarının farkına varmasına sebep olmuş olacak ki; denetim mekanizması geliştirilerek hukuki ihlalleri önleme yolunda çok ciddi adımlar atmaya başlanmıştır. Dileğimiz mahkemelerden bu konuda emsal teşkil edecek kararlar çıkması ve bu tür bir emek hırsızlığının bir daha yaşanmamasıdır.
Av. Ahmet Akgüloğlu
Ahmet Akgüloğlu Kimdir?: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Ahmet Akgüloğlu, Gür Avukatlık Bürosu’nda fikri ve sınai haklar hukuku üzerinde çalışmaktadır. Özellikle marka ve haksız rekabet hukuku ile bağlantılı olarak alan adları uyuşmazlıkları başta olmak üzere internet hukuku konusunda uzmanlaşmıştır.
