Web 2.0′ın dünya çapında yaygınlaşması ile social networking sitelerine ilgi çığ gibi büyüdü. Ortalama internet kullanıcılarının kısa bir süre öncesine kadar bırakın kullanmayı adını bile bilmediği Facebook, Bebo gibi siteler dünya çapında çok fazla kullanılmaya başladı ve buna bağlı olarak değerlerini katladı. Bunun sonucu olarak Bebo, AOL tarafından 750 milyon dolara satın alındı. Facebook için ise 15 milyar dolar gibi bir değerden bahsediliyor.

socialnetwork

Dünyadaki trende uygun olarak Türkiye’de de social networking sitelerine ilgi Türk internet tarihinde görülmemiş bir hızla arttı. Facebook, Myspace, Bebo, Netlog gibi global sitelerin yanısıra Yonja ve 80630 gibi Türk siteleri de sistemlerine “social networking” öğeleri ekleyerek bu rüzgardan paylarına düşenleri aldı. (Her ne kadar Facebook, Türk sitelerinin sayfa görüntülenme ve kullanıcı sayılarını etkilese de kazanç pozitif etkilendi.)

Social networking sitelerindeki bu patlamaya Türkiye’nin 3 GSM operatörü de kayıtsız kalamadı. Gerek genç müşteri sayılarını artırmak gerekse mevcut genç kullanıcılarında sadakat yaratmak adına kendilerine ait siteleri yayına aldılar. Turkcell, Turkcell-imbenim; Vodafone, Youppo ve Avea da Bialem ile pazara girdi.

Siteleri incelediğimizde kullanıcılar tarafından gönderilen videoların, fotoların ve blogların tab’lerle ayrıldığı, üyelerin ve üye aramanın ön plana çıkartıldığı bir yapıyla karşı karşıya kalıyoruz. İçeriklerin tümü kullanıcının profil sayfasında birleştiriliyor. Canlı renkler ve bol animasyonlar dikkat çekiyor. Bununla birlikte sitelerin cep telefonlarıyla entegrasyonları da bulunuyor yani cebe SMS göndermek, wap’tan siteye erişmek vs. mümkün. Turkcell-imbenim, Turkcell.com.tr altında yayınlanırken diğer 2 operatör ise farklı alan adlarıyla yola çıkmayı seçmiş. Vodafone’un sitesi Youppo’da üyelik için yalnızca bir email adresi yeterliyken diğer iki sitede operatörün müşterisi olmak zorunlu.

Siteler her ne kadar birbirine benzese de özellikle görsel açıdan turkcell-imbenim fazlasıyla öne çıkıyor. İçerikten belli bir kısmı anasayfadan vermek ve kullanıcıların bu şekilde iç sayfalara yönlenmesini sağlamak zaten günümüzün gereği. Bunun yanı sıra en çok izlenenler vs. listelemeler de kullanıcıyı çeken şeylerden bazıları zira istatistiklere baktığımızda arama sonuç sayfaları ve listelemeler bu tarz sitelerin en çok talep gören bölümleri. Gördüğüm en önemli eksikler ise sayfanın scroll üzerinde kalan sitenin en değerli alanının yarısının 2 adet banner ve görüşleriniz bölümleriyle doldurulmuş olması. Turkcell’in bilinirliği ve reklam gücü göznüne alındığında bence bu kadar dominant 2 adet reklam kullanılmayabilir veya farklı konumlandırılabilirdi. Kalan alanlar ise web2.0′ın hayatımıza soktuğu en yararlı öğelerden biri olan etiket bulutu için kullanılabilirdi. Sitede bulunan etiket bulutu bence çok aşağıda kalmış ve bütün önemini kaybetmiş durumda.

tcellim

Avea’nın sitesi Bialem bence ikinci sırada geliyor. Temiz bir tasarıma sahip ve kullanıcıya siteyi kullanarak neler yapabilecekleri anlatılmış. Bununla birlikte anasayfayı yalnızca bir tanıtım alanı olarak kullamak büyük bir hata olmuş. Çünkü siteyi kullanarak neler yapılabileceğini anlayabiyorsunuz ancak neler yapıldığı ile ilgili hiçbir fikriniz oluşmuyor. Sayfa oldukça kısa ve bu Türk internet kullanıcısının hoşlanmadığı bir durum. Sayfa daha uzun tutularak üst bölümde içerikten bölümler göstermek ve kullanıcıyı içeriye çekmek, sayfanın alt bölümünde ise bu tanıtımları yapmak bence bialem.com’u daha efektif bir site haline getirebilir, aynı zamanda site içeriğinin ayrıklığını azaltabilirdi. İç sayfalarda ise durum daha da vahim. Anaysayfada içeriği göremediğiniz için içeri girip incelemek istiyorsunuz ancak giriş yapmanız isteniyor. Şahsen hiçbir örneğini görmediğim bir yere üye olmayı tercih etmem. Kullanıcıya içeriği gösterip; yorum yazmak, içerik eklemek gibi adımlar için üyelik istemek daha mantıklı. Bialem.com’da ise etiketlere tıkladığınızda bile üyelik isteniyor.

bialem

Vodafone’un istesi Youppo ise içlerinde en kötü durumda olan site. Öncelikle çok zor bir alan adı seçilmiş, kullanıcıların hatırlayabilmesi neredeyse imkansız. Ayrıca sayfa çözünürlüğü de seneler öncesinde kalmış durumda. Her ne kadar anasayfada ve iç sayfalarda içeriğin bütünlüğünün sağlanması, kullanıcının sisteme üye olması için gereken adımlar, etiket bulutu gibi öğeler kullanılmış olsa da bu öğelerin yerleşimi ve tasarımın kötülüğü tüm etkiyi sıfırlıyor. Kullanıcı profilleri çok fazla öne çıkarılmış durumda. Türk kullanıcıların profil fotosu seçmek için fazla özen göstermemeleri nedeniyle sitede görüntü hoş olmuyor. Sayfanın orta bölümündeki fotoğraflar ise karışık. Tasarımda tüm fotoların bitiştirilerek kullanılması algılamayı zorlaştırıyor ve nereye tıklayacağınızı şaşırtıyor. Video bölümündeki boşluklar da çok fazla. Dikkatimi çeken ve beni rahatsız eden şeylerden biri de sayfadaki başlıklar. Web siteleri için en önemli şeylerden biri hitap dilindeki tutarlılıktır. Youppo’da ise tutarlılık hiç yok. Üyeler ve Resimler adında başlıkların ardından Video Galerisi şeklinde bir başlık geliyor. Aynı şekilde “videos”, “hot videolar”, “comments” gibi yarı İngilizce yarı Türkçe başlıklar mevcut.

youppo

Sonuç olarak GSM operatörlerinin bu tarz sitelere ilgisi çok normal. Kullanıcıların yaş aralığı, telefon kullanma oranı ve en önemlisi internet ile mobilin birbirlerinin içine iyice girmesi ilerleyen dönemlerde operatörlerin internette çok daha fazla rol alacağının bir işareti. Social network siteleri de ilk adım için çok ideal. Ancak dikkat edilmesi gerek çok önemli birşey var o da yalnızca yapmak için yapmamak gerektiği. Web 2.0 mantığına uygun sitelerin ortaya çıkarılması, kullanıcı ile içeriğin doğru bir şekilde birbirleriyle harmanlanması ve sitelerin doğru tanıtılması işin kilit noktası. Adımların doğru atılması durumunda operatörler bu alanda çok fazla ilerleyebilirler aksi durumda ise tek elde edecekleri hayal kırıklığı olacaktır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

http .tr uzantılı alan adı satışlarında yeni bir dönemi açacak gelişmeler için düğmeye basıldı. Artık .tr uzantılı kişisel veya ticari alan adlarını almak çok basit hale geliyor.

Türkiye, alan adları konusunda özellikle son yıllarda inanılmaz bir sıçrama yaptı. Buna rağmen gTLD (generic Top Level Domain) olarak adlandırılan .com, .net, .org vb. satışlarındaki artışa baktığımızda ccTLD (country code Top Level Domain) satışlarının çok kısıtlı kaldığını görebiliyoruz. Bunda ODTÜ’nün kontrolündeki nic.tr‘nin istediği belgelerin çokluğu vb. prosedürler önemli yer tutuyor.

Haziran ayında çıkması beklenen yasayla ltd ve A.Ş’lere getirilecek .com.tr uzantılı alan adına bağlı web sitesi sahibi olma zorunluluğu, zaten binlerce belgeyle uğraşan ODTÜ’yü korkutmuş olmalı ki üçüncü partiler üzerinden .tr uzantılı alan adlarının satışına ilişkin süreç başlatıldı. Alan adı satışlarını üçüncü partilere devir hazırlığında olan nic.tr, bunun için gerekli hazırlıkları yaptı ve sektördeki firmalarla iletişime geçti.

Anlaşmaların yapılmış olmasının ardından Mynet, Türkticaret.net, İHS vb. sektörün büyük firmaları üzerinden online satışlar yapılabilecek. Kişisel alımlarda için TC kimlik numaraları, ticari alımlarda ise şirket vergi numarası, vergi dairesi ve şirket yöneticisinin TC kimlik numarası yeterli olacak. Zeten devletin elinde olan kimlik ve vergi numaraları sayesinde süreç günler bazından dakikalar bazına inecek. Fraud’a karşı da bu numaralarla kontrol sağlanacak. Tüm bilgilerin doğru girilmesi durumunda tecil işlemi yapılacak ancak herhangi bir ihbar durumunda alan alan adı geri alınarak sahibine iade edilecek. Marka başvurusu, sinema filmi başvurusu gibi TC kimlik veya vergi numaralarının yeterli olmadığı alan adları için ise eski süreç devam edecek ve belgelerin ODTÜ’ye teslim edilmesi gerekecek.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

13 Mart 2008′de ilki gerçekleşen seri mahkeme kararlarıyla erişim yasağı getirilen Youtube yeniden açıldı.

Yasağa neden olan videoların kaldırılmasını takiben bir açıklama yapan ve erişim izni isteyen dev video paylaşım sitesi, “YouTube olarak Türk kanunlarına aykırı olabilecek içeriğe ilişkin sorunları gidermek amacıyla yetkililerle işbirliğine her zaman hazırız” mesajı vermişti.

youtube

Şimdi burada akıllara gelen soru şu: “Ne kadar süre Youtube’a erişebileceğiz?” Mevcut kanunlar yürürlükte olduğu sürece, Youtube ne mesaj verirse versin eklenebilecek herhangi bir video ile site yeniden kapatılabilir. Bu da bizim yeniden tüm dünyaya rezil olmamıza ve bence çok daha önemlisi dünyanın en büyük paylaşım sitelerinden birinden mahrum burakılmamıza neden olacaktır. Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi sorunu çözmek için sorunun nedeni doğru anlamak ve günümüz şartlarına uygun bir çözüm bulmak şarttır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

obamaAmerika’da bu yıl sonuna doğru yapılacak başkanlık seçimlerinde Demokratik Parti aday adayları Barack Obama ve Hillary Clinton arasındaki yarış kıran kırana sürerken, siyahi aday Obama’nın internetin ne denli önemli bir iletişim aracı olduğunun farkında olduğu ve bu mecrayı olabildiğince etkin kullandığı ortaya çıktı.

Obama, seçim kampanyası kapsamında Şubat ayında yalnızca Google reklamları için 1 milyon dolar harcadı. Rakibi Clinton’un Google reklamlarına harcadığı meblağ ise yalnızca 67.000 dolarda kaldı.

Obama, social networking siteleri ve portallara yönelik yaptığı reklam harcamalarında da rakibini geride bıraktı. Kampanya kapsamında Facebook‘a 4.900 dolar, Yahoo‘ya 99.341 dolar ve Yahoo Search’e 58.000 dolar reklamlar için ödendi. Karşı taraftan Clinton ise Yahoo’ya 9.186 dolar ödedi.

Son olarak Obama’nın Blue State Digital adlı internet danışmanlık firmasından hizmet aldığı ve bunun karşılığında şirkete 93.162 dolar ödendiği bildirildi.

Rakamlardan da anlaşılabileceği gibi internet mecrasına yapılan reklam harcamaları her geçen gün artıyor. Bunda internet kullanıcılarının yaş ortalaması, adayların kendilerini değişime ve gelişime açık göstermek istemeleri gibi nedenlerin payı olduğu gibi internetin yeni dünya düzeninde çok önemli bir reklam mecrası haline geldiği ve başarılı olmak isteyen kişi veya kuruluşların bu mecradan yararlanmaya mecbur oldukları yadsınamaz bir gerçek. Barack Obama’nın seçim kampanyasının başarısı ve muhtemelen Demokratik Parti’nin başkan adayı olacak olması da bunun kanıtı.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Youtube, yeni bir hizmeti kullanıcılarının hizmetine açtı.

Youtube Insight ile kullanıcılar ekledikleri videoların ülke bazında ve/veya belirli bir zaman periyodunda nerelerden izlendiği, kaç kez izlendiği, hangi ülkelerde popüler olduğu gibi istatistiklere ulaşabilecekler.

Kullanıcı hesapları altında konumlandırılan özelliğe ulaşmak için My account > Videos, Favorites, Playlists > Manage My Videos adımlarını izlemek yeterli.

youtube_insight

Dünyanın en büyük internet şirketi Google’a ait olan Youtube’un hizmete sunduğu yeni özelliğin yine Google‘a ait Google Analytics‘i andırdığı da yadsınamaz bir gerçek.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
İnternetteki yeni trendler, web sitesi ve online pazarlama aktiviteleri incelemeleri, yeni fikirler ve daha birçok konu...